30 Eylül 2010

Çilek reçeli

Çilek zamanı çoktan geçti. Hani o çilekten tepecikler oluşturulmuş dolu dolu tezgah zamanları varya, işte bu fotoğraftaki reçel tam o zamanlar yaptığım ve fotoğrafladıklarımdandı. Ve kışa saklamak için ayırdığım kavanozlardan sadece 1 tanesi kaldı ki o da neredeyse bitmek üzere.

Tabi hepsini biz yemedik. Bir daha ki çilek zamanı kışa sakladıklarımın dışında bir de, annemin isteklerini kırmadığı yakınlarımız için bol bol yapıp kenara ayırmayı planlıyorum.

Ve tabiki bloğumdan bana ulaşıp ev reçeli almak isteyen olursa okurlarım için de seve seve yapmayı hayal ediyorum :)

 Şu an gözümü mürdüm eriklerine dikmiş durumdayım. Tam zamanı olmasının yanı sıra hafif ekşimsi aromasıyla şeker çok güzel kaynaşıyor ve ortaya iyi bir lezzet çıkıyor. Kaynatır kaynatmaz buradayım, hemde fotoğraflarıyla.

Merhaba!

Reçelseverler burada mı?

O zaman hem hoşgeldim, hem hoşgeldiniz. Blog yazma konusunda pek iyi sayılmasam da reçel yapma konusunda oldukça iyi olduğumdan buradayım.

Reçelsever bir ailenin kızıyım ve her mevsim mutfağımızda kaynayan reçelleri yapmak annemden bana ilk devrolduğunda herkesten o kadar olumlu tepkiler aldım ki mutfakta pişirmeyi en sevdiğim şey reçel oldu. Artık annem yaptığım reçelleri şöyle bir tadıp "hmm çok güzel olmuş" diyor ve bu cümle beni çok mutlu ediyor.

Yaptığım reçeller gittikçe daha fazla eve girmeye başlayınca neden olmasın diye düşündüm. Umarım buralarda da fabrika şartlarında yapılan reçelleri değil, mevsimine göre seçilen taze meyvelerle, en önemlisi temiz koşullarda yapılan ev reçellerini tercih eden birileri vardır...

En tatlı reçellerde buluşmak üzere.

Not: Fotoğraf Camille Soulayrol'e aittir.